Volkswagen Caravelle Team Test Sürüşü: Geçmişe Saygı Duruşu

1950 yılında Volkswagen Type 2 olarak yola çıkan, 67 yıl sonra bugün Caravelle olarak yola devam eden efsane modelin, geçmişe selam veren yeni versiyonu Volkswagen Caravelle Team test sürüşü ile karşınızdayım!

8+1 oturma düzeniyle hususi ruhsata sahip olan Volkswagen Caravelle Team, bu sayede geniş ailelerin ilk tercihleri arasında yer alıyor. Transporter tabanlı gövdede konumlanan yeni Caravelle Team, Kırmızı ve Beyaz gövde rengi, modüler 8+1 oturma düzeni ile uzun tatillerin de en iyi dostu.

Her yıl muayene, yüksek Motorlu Taşıtlar Vergisi ve 1.-2. köprüyü kullanamama gibi dezavantajlardan da Hususi ruhsatı ile kurtulan yeni Volkswagen Caravelle Team, dikkat çeken şık görüntüsü ve şehir içi avantajlarıyla artık daha farklı bir kesime hitap ediyor.

İlk kez bir minibüs kullanacak olmanın verdiği heyecanla başlayan Volkswagen Caravelle Team test sürüşü, aslında aracın sürüş hissi açısından bugüne kadar 2 defa konuğum olan VW Passat’tan pek de farklı olmadığını ortaya koydu.

Gelin kendisine “minibüs” denmesini kabul etmeyen, 8 yolcu taşırken farklı tasarımı ve konforlu sürüş özellikleriyle bir MPV irisi olan yeni Caravelle Team’i inceleyelim:

 

Dış Tasarım

Yeni Volkswagen Caravelle Team test sürüşü konuğum, ticari araçlara uygulanan düşük vergi, kişiselleştirme firmalarının bolluğu ve hem iş hem de geniş ailelere uygunluğu ile ülkemizdebir numara olan Volkswagen Transporter’ın tasarımsal olarak evrim geçirmiş hali.

Caravelle Team’in lansman rengi olan Kırmızı-Beyaz test aracımı yağmurlu bir günde teslim aldım. Rengi ve parlak jantları ile zamanın çift renkli Volkswagen Type 2’lerini andıran Caravelle Team, yağmurun düşmesiyle birlikte bataklığa dönüşen yollar yüzünden çamura bulanmış, kamufle olmuştu. Önce bu test yazısında kullanılan fotoğrafları çekmek için önce Caravelle Team’i yıkatmaya, sonra da İstinyePark’ın garajına gittim.

Parlak 18″ jantlar kusursuz görünüyor.

Temizlenip parıldayan jantları ve çift renkli gövdesi gün yüzüne çıkan Caravelle Team, artık kendine gelmişti. Dikkatli bakışlar, otoparka girince dönen kafalar ve yapılan yorumlar. Otoparka girmek demişken, daha önce Volkswagen Amarok’la az da olsa yaşadığım “tavanı çarpar mıyız” endişesi, Caravelle Team ile adeta zirve yaptı. En son alışveriş merkezinin otopark girişinde kapıdan çıkıp tavana bakıyordum. Neyse ki Volkswagen Caravelle Team test sürüşü sayesinde, 1.99 metrelik Caravelle Team’in yüksekliğinin AVM ve diğer kapalı otoparklarda sıkıntı yaşanmaması için özel olarak ayarlandığını öğrenmiş olduk

Ön ve arka farların tepe noktaları, Caravelle Team’i Kırmızı ve Beyaz olarak ikiye ayırıyor.

Ön ve arka farların en tepe noktasından ayrılan Kırmızı ve Beyaz renk, o kadar mükemmel sınırlanmış ki, çift rengin ilk defa bir minibüse yakıştığını anlıyorsunuz. Aslına bakılırsa yurt dışında birkaç örneğine rastlamış olsam da, İstanbul’da yalnızca bir Bentley ve bir Range Rover’ın (MINI’ler sayılmıyor 🙂 orijinal gövde altı çift renkli olduğunu gördüm. Eminim Volkswagen Caravelle Team test sürüşünden sonra birçok Transporter ve standart Caravelle sahibi de aracını çift renkli yapmak için kaplamacılarda sıraya geçecektir.

Caravelle Team’i standart Caravelle’lerden ayıran bir diğer detay ise “Disk” modeli 18 inç Alüminyum alaşımlı jantlar. Tamamen retro görünen bu jantlar, temizken adeta ayna görevi görüyor. Krom alüminyum alaşımlı jantların görüntüsü, çift renk ile birleşince ortaya hem eğlenceli hem de klas bir şaheser çıkıyor.

Rakiplerine kıyasla uzun olsa da park ve şehir içi kullanımda sıkıntı yaratmayan Volkswagen Caravelle Team test sürüşü konuğum, 5304 mm’lik uzunluğu ile VW Passat’tan 54 cm daha uzun. Bu sayede manevra kabiliyeti kısıtlanmış olmuyor ve park yeri bulmak dert olmaktan çıkıyor. Tabii birçok kişinin yaşamak istediği, otobüs kullanıyor hissi de uzun gövde sayesinde geç manevra gerekliliği ile yaşanıyor.

 

İç Tasarım

Yeni Volkswagen Caravelle Team test sürüşü sırasında ilk defa bu kadar yüksek bir araç kullandığımı da belirtmem gerekiyor. Yüksek oturma pozisyonu ile yola hakimiyetiniz bir başka oluyor. Büyük aynalarda hizmetinizde olunca, Caravelle Team’de göremeyip hakim olamayacağınız neredeyse hiçbir kör nokta kalmıyor.

Cam ve ayna kontrolleri sürücüden uzakta konumlandırılmış.

Beetle esintilerinin jantlar dışında hissedildiği bir diğer kısım da kokpit. Konsol boyunca uzanan parlak kırmızı kaplama ve altında krom şerit ile her şey kaliteli ve şık görünüyor. Yüksek oturma pozisyonunun bedelini konsoldaki ekrana ve elektrikli kapı kontrol tuşlarına ulaşmakta az da olsa zorlanarak ödüyorsunuz. Dış dikiz aynalarına çok yakın konumlanan cam ve ayna kontrolleri de çok uzakta kalıyor.

Bolca saklama alanı bulunan Caravelle Team’in kokpitinde çift torpido gözü, vites kolunun hemen yanında bir saklama gözü ve konsolun üzerinde yine kapaklı ve oldukça derin bir göz bulunuyor. Büyük kapıların saklama alanları da yeterli.

Sol üst: arka üçlü koltuktan Caravelle Team. Sağ üst: Arka koltukların klima ayarı tavanda Sol alt: Otomatik kapı açma ve kapatma butonları. Sağ alt: Kokpit saklama alanı açısından zengin.

Ön konsolda kaliteyi her yerde hissediyorsunuz. Oldukça tok ve oturaklı malzemeler kullanılmış. Volkswagen’in binek modellerinden tanıdığımız direksiyon simidine tüm fonksiyonlar ile birlikte Caravelle Team’de yer veren marka, gösterge panelini de her zaman ki gibi tanıdık, sade ve şık konumlandırmış.

8+1 oturma düzenine sahip yolcu koltuklarını da bizzat denedim ve hepsi oldukça rahat. Özel süspansiyon sistemi sayesinde en arka koltukta dahi ağır sarsılmalar yaşamıyorsunuz. 2+2+3 şeklinde konumlanan arka yolcu koltukları katlanabiliyor. Ayrıca koltukların diz mesafeleri de her 3 sıra için de oldukça başarılı. Tüm koltukların üzerinde klima ve aydınlatma üniteleriyle ayarlanabilir kontroller yer alıyor.

 

Teknoloji

Tasarım açısından zengin bir model olan Volkswagen Caravelle Team, teknoloji açısından ise yalnızca 7 ileri DSG otomatik şanzıman ile standart Caravelle’den ayrılıyor. Caravelle Comfortline modelinde opsiyonel olarak sunulan DSG şanzıman, yeni Volkswagen Caravelle Team test sürüşü aracımda ise standart olarak sunuluyor.

Standart olarak tüm Caravelle modellerinde devrilme koruması, yokuş yukarı kalkış yardımı, yorgunluk uyarı sistemi sunuluyor.

Caravelle Team’in en önemli özelliklerinden biri ise 5″ Composition Colour renkli dokunmatik ekran. USB ve Bluetooth gibi bağlantı özelliklerinin yanı sıra SD kart da destekliyor. Telefon görüşmelerini gerçekleştirebileceğiniz ara yüzü de sunan bu multimedya sisteminin kullanımı da oldukça kolay.

Park sensörünü aslında bir otomobilde artık teknoloji olarak saymamak gerekiyor. Tabii iş Volkswagen Caravelle Team gibi hafif ticari araç olunca işler değişiyor. Yüksek oturma pozisyonu ile ön kısma hakimsiniz, ancak ya neredeyse 4 metre geride kalan arka kısım? İşte burada park sensörü büyük önem taşıyor. Caravelle’nin tüm modellerinde görsel ve sesli uyarı veren ön ve arka park sensörleri standart olarak sunuluyor. Emin olun böyle bir hafif ticari sınıfı araçta ön ve arka park sensörleri oldukça işinize yarıyor.

Dijital klima kontrollerini kullanarak sürücü ve yolcu tarafı ile arka yolcu kısmını kontrol etmek mümkün oluyor. Arka kısımda seyahat eden yolcular, tavandaki kontrol ünitesinden klima özelliklerini diledikleri gibi ayarlayabiliyorlar da.

 

Performans

Volkswagen Caravelle performansı ile de oldukça başarılı.  Volkswagen’in Transporter ve Amarok modelleri dışında Passat ve Tiguan modellerinde de yer verdiği 2.0 TDI BMT ünite 150 beygir güç üretiyor.

DSG şanzımanla birlikte başarılı bir performans sergileyen dizel motorun, farklı güçler sunan muadillerinin 250-350.000 km bandını sorunsuz bir şekilde aşması da dayanıklılığı kanıtlıyor. 340 Nm tork üreten bu ünite, 1879 kg boş ağırlıkta olan Caravelle Team’i neredeyse 150 beygirlik 2.0 TDI BMT motorlu bir Passat kadar çabuk hızlandırıyor.

Caravelle Team motor seçenekleri ise şimdilik yalnızca 2.0 TDI BMT 150 hp DSG ile kısıtlı. Aslına bakarsanız “kısıtlı” demek de pek doğru olmaz. 150 beygirlik bu motor 0-100 km/s hızlanmasını 12 saniyede tamamlayarak, DSG şanzıman ile birlikte çabuk ivmelenme ve kusursuz vites değişimi sayesinde birçok beklenti için tatmin edici.

Diğer ticari modellerin aksine Caravelle Team’de arka süspansiyonlara yer veren Volkswagen, bu sayede seyahat konforunu fark edilir seviyede arttırmış. Yani artık her tümsekte arka iki sıradaki yolcular hop oturup hop kalkmıyor.

 

En kritik noktalardan biri de yeni Volkswagen Caravelle Team yakıt tüketimi. 2.5 gün boyunca %70’i şehir içi, %30’u trafiksiz otoyolda geçen test sonunda ortalama yakıt tüketimi 10 lt/100km oldu. Bu boyut ve ağırlıktaki bir “minibüs” için gayet makul bir değer. 2.0 BiTDI motoru ile geçtiğimiz yıl test konuğum olan Volkswagen Amarok‘la da yaklaşık olarak aynı tüketim değerlerini yakalamıştım.

 

Kısaca

Volkswagen Caravelle Team test sürüşü, otomobil ruhsatı ile kalabalık ve taşıyacak eşyası fazla olan ailelerin tercihi olacağını kanıtladı. Rakibi neredeyse olmayan Caravelle Team, şık tasarımı, her ihtiyaca cevap veren modüler 8+1 oturma düzeni ve hem önde hem de arkada sunduğu konfor ile rüştünü ispat etti. 137.060 TL’lik iyi sayılabilecek bir fiyatla satılan Caravelle Team’i önümüzdeki günlerde yollarda daha fazla göreceğimizi tahmin ediyorum.